Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü 

Genel Müdürümüz Sayın Ömer Faruk YELKENCİ TÖDER, ÖZDEBİR, ÖZDER ve ÖZKUR-BİR’in Ortak Düzenlediği Dershanelerin Dönüşüm Toplantısına Katıldı

Genel Müdürümüz Sayın Ömer Faruk YELKENCİ  TÖDER, ÖZDEBİR, ÖZDER ve ÖZKUR-BİR’in Ortak Düzenlediği Dershanelerin Dönüşüm Toplantısına Katıldı

Genel Müdürümüz Sayın Ömer Faruk YELKENCİ

Dershaneler eğitimden uzaklaşmış bir yapıydı

Ömer Faruk Yelkenci (MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü): Temel liselerimiz, dönüşüm okullarımız bizim okul türlerimizden biridir. Okulculuğu en güzel şekilde yapacaklarından şüphemiz yok. Bu süreçte yanlarında olacağımızı özellikle belirtmek istiyorum.

Ancak şimdi bugüne nasıl gelindiğini hatırlamak için, geçmişe bir göz atalım. Büyük tartışmaları bir kenara bırakırsak kamuoyunda dershanelerle ilgili nasıl bir algı vardı? Dershanelerin dönüşümüne neden karar verildi? Dershanecilerin ve ait oldukları sektörün, büyük bir manevra kabiliyeti vardı. Ahlâkî veya gayrı ahlâkî olarak eğitim sektörünü domine ettiler.  Sınavlarda belki bin tane birinci çıkıyordu. Eğitim sınavdaki derece ile ölçülen bir noktaya geldi. Bunu eğitim sistemini domine eden dershaneciler yaptı. Öğrencilere filanca dershaneyi tercih eder ve derece yaparsa araba hediye edecek taahhütlerinde bulunuluyordu. Sınavda 180-360 soruda bir dershanenin 74 soruyu birebir tutturdu diye tanıtım yapıldı geçmişte. Böyle bir ihtimal olabilir mi? Demek ki o dershanenin soruları kullanılıyordu. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dershane müfredatından sorular çıkıyor ifadesi yumuşak bile kaldı, aslında tam olarak dershane sorularından sorular çıkıyordu. Bu tarz ahlâkî olmayan ve orantısız tanıtım ile bu dershaneler sektörü domine ederek haksız bir rekabet ortaya çıkarıyordu. Eğitimden uzaklaşmış bir yapı oluştu. Bu sistemin kendi kendini yemesi kaçınılmazdı. Avrupa Birliği (AB) de geçmişte bunlara yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini önermişti. 2010-2014 Stratejik planımızda dershanelerin % 75’inin okula dönüştürülmesi hedefi yer almıştı. Böyle bir manzara karşısında dershanelerle ilgili bu sürece girilmiş olundu. Bakanlık, sektör dernek başkanları ile istişare ederek, dershanelerin hemen kapatılması noktasından, dönüşüm mantığının nasıl olması gerektiği noktasına gelinde, tartışıldı ve yapılandırıldı.

4 yılda okulculuğun antrenmanını yapacaklar

14 Mart 2014’ te önce dönüşüm okulları, bu sürecin ardından yani 2019’dan sonra okula dönüşmesi üzerine bir planlama yapıldı. Dershaneler ticarî kurumlar olduğu için maddi imkânlarını devam etmesi gerekiyordu. Bu süreçte kurumlar 4 yılda okulculuğun antrenmanını yapmış olacaklar, 50 bin’e yakın öğretmen dönüşüm okullarında istihdam edilmeye devam edilebilecek. Şartları tutan öğretmenler ise Bakanlığa geçebilecekti. Süreç sonunda 2 destek öne çıktı. Dönüşen kurumların kamu arazileri ve binalarını irtifak alma ve kiralama hakkı. İkincisi öğrenci başına eğitim öğretim desteği.  OECD’nin son raporunda Türkiye’ de eğitimin kalitesinin arttığı belirtiliyor. Öğrenci teşviki de bu raporda yer alıyor.

Bu yıl için de teşvik çalışmamızı yaptık. Bu yıl da teşvik çalışmamız ses getirecek ve sürekliliği olacak. Bu yıl özel okullardan da başvuru olacak. Hatırlayın 2004 ‘te 10 bin öğrenci için yapılan teşvik düzenlemesinde kıyamet koptu. Ama geçen yıl çok şükür bunu başardık. Şimdi yaklaşık 170 bin öğrenciye 3500 liraya kadar eğitim öğretim desteği verildi.

 

Bütün bunları düşündüğümüzde dönüşüm sürecini ülkemize fayda olarak ortaya koyabilmemiz için bugüne dek hep beraber nasıl hassas davrandık ise 1 Eylül 2015’e kadar süreci aynı hassasiyetle sağ salim taşımamız gerekir.

 

Notlarınız 100 gelecek sözü veriliyor

Biz bu fırsattan bir model çıkartan, ortaöğretim kalitesini arttıracak bir süreci yapılandırdık ve bunun takibini yapıyoruz. Ancak bazı sıkıntılarımız oldu. Meselâ dönüşüm lisesine kanun ortaöğretim özel kurumu dedi. Filanca

Bakanlıkta şu durum beni zor durumda bırakıyor. Bir okulda tespit edilmiş, son sınıflarda 261 öğrenci var. 261 öğrencinin matematiği de 100. Özel okullar not şişiriyor. Ne yapalım? Bu durumu hiçbir eğitimci savunamaz. Bu örnekler ile düşünelim? Bu süreci pozitif bir sürece bunu dönüştürmek bizim elimizde. 1 Eylül’e kadar atacağımız adımlarla bunu yapmak elimizde. Bu nasıl olacak? Sayın Bakan’ımızın söylediği gibi temel liseler bütün müktesebatı ile ortaöğretime bir kalite taşıyacaktır. Dönüşüm okullarını diğerlerinden ayırmıyoruz. Reel anlamda eğitim kurumu nasıl oluruz? Günde 40 defa mı kendinize dersiniz bilmiyorum dönüşenlere diyorum, artık ben hakiki anlamda bir okulum. Bunu dememiz, demeniz gerekiyor.

Dönüşüm okulları ortaya bir model koyacak

Göreceksiniz, dönüşüm sürecini seveceksiniz. Okul olduğunuzun farkına varacaksınız ve okul olmayı seveceksiniz. Bu süreçte dershanelerin yaygın olarak yaptıkları yanlışları yapmayacaksınız. Eğitimci, öğrencilerle velilerle sınav merkezli bir iletişim kurmaz. Birinci, ikinciler üzerinden başarı tarif etmez. Ne olursa olsun 100 vereceğim demez. Ne yapar? Bir eğitimci ağırlığı ile okullarında ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa faydalı insanlar yetiştirmenin çabası içinde olur.

Yine hep beraber göreceğiz ki dönüşüm okulları devlet ve özel okullarını silkeleyecek.  Bir arkadaşımız medyaya demeç veriyor okullar dershaneleşiyor diye. Ey okulcu arkadaşım, okullar bugün, dönüşüm sürecinde dershaneye dönüşmediler. Zaten bunu öteden beri bile-isteye yapıyordunuz. Bu günahınızı bu sürece yüklemeyiniz lütfen. Ama bu durumun asıl müsebbibi tabii ki sınav sistemidir. Bu süreçte özel okulların da ihmal ettiği sosyal, kültürel, insanî değerler kapsamında yapılmayan çalışmalara dönüşüm okullarının ön ayak olmasını da bekliyoruz.

Dönüşüm okulları 2019’ a kadar ortaya bir model koyacak. Sonra gerekli şartları yerine getirerek sürekli okula dönüşecek. Bu tecrübeyi 2019 sonrasına aktaracak. Burada dershanelerin yüksek manevra kabiliyetinin özel okulları nasıl etkilediğine şahit olacağız. Süreçten beklediğimiz budur. Bütün dernek başkanlarıyla aynı düşünüyoruz. Okulculuğun niteliğini nasıl arttırırız diye konuşuyoruz. Bütün kurumların böyle düşünüp yanlışa düşmeden insanı merkeze alan, akademik ve manevî yönüyle tebarüz eden okullarımızla ülkemizi, milletimizi yarınlara güçlü hazırlayacağımıza inancım her gün artıyor.

Süreçte ve okul açmada kırmızı çizgilerimiz var

Dönüşüm sürecin kolaylık olsun diye bahçe şartı aramadık. İstemeden de olsa bunu yaptık. Kazasız belasız olsun istedik. 2019’dan sonra yine sıkıntılar olacak. Ama okul açmayı da kolaylaştırdık. Süreçte yurtdışını da inceledik, incelemeye devam ediyoruz.  Yurtdışındaki okulları da Almaya, Fransa, Danimarka, Finlandiya’sına kadar giderek inceledik. Tecrübemiz ve bu gözlemlerimizden de istifade ederek dönüşüm sürecinde ve okul açmada kırmızı çizgilerimiz var. Bunlardan vazgeçmeyeceğiz. Bunlar;

1 – öğrencilerimizin Güvenliği: Yani binanın sağlamlığı ve tahliye edilebilirliği, afetlere karşı tedbirler. Yurtdışında ziyaret ettiğimiz özel okullarda da binanın tahliye edilebilir olması konusu birinci sırada geliyor. Bizde de böyle. Yerleşim planına uygun yerleşim olması da bunun göstergesi olması bakımından çok önemli.

2 - Velilerin, öğrencilerin mağdur edilmemesi

3 - Dönüşüm okullarının dershane değil, okul mantığı ile hareket etmesi

Bu süreçte dershanelerimizin, kabiliyetlerini pozitif yönde kullanarak çok iyi eğitimcilik göstererek, 2019’dan sonra çok iyi modeller ortaya koyacağına inanıyorum. Bunun takipçisi ve destekçisi olacağım. Çeşitli vesilelerle burada bulunamayan iyi niyetli kurumlara da bunu aktarmanızı, sürece destek olmalarını sağlamanızı istiyorum. Dernek başkanları aracılığıyla bugüne kadar olduğu gibi her zaman kapımız sizlere açık olacaktır, İfadelerini kullandı.

DERSHANE DÖNÜŞÜM TOPLANTISI GENEL MÜDÜR HİTABI DERSHANE DÖNÜŞÜM TOPLANTISI GENEL MÜDÜR HİTABI

MEB Beşevler Kampüsü E Blok Beşevler ANKARA /Çankaya - MTSK ve Özel Kurumlar413 30 34Öğrenci İşleri413 25 09Özel Okullar 413 34 25 İzleme ve Denetim413 25 26

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.